Marketing’in Gizli Dünyası

Merhaba, ben Ayşe. 20 yıldır dergilerde yazı yazıyorum. Marketing dünyası hakkında alot şey biliyorum. Ve bazı şeyleri seviyorum, bazı şeyleri ise sevmiyorum. Şimdi sizlere bu dünyanın gerçek yüzünü anlatayım.

İlk defa marketing ile karşılaştığım 2003’teydi. O zamanlar henüz internetin gücünü anlamıyamıştım. Bir arkadaşım, let’s call him Marcus, bana, ‘Ayşe, bu internet şeysi geleceğin marketingidir,’ diyor. Ben de, ‘Marcus, sen delisin,’ diyordum. (O zamanlar deliydim, şimdi de olabilirim, kim bilir.)

Marketing’in Gizli Aleti: SEO

SEO… Bu kelimeyi seviyorum. Çünkü SEO, basitçe, arama motorlarının dilini konuşmak. Ve bu dil, bizim dilimizden farklı. SEO hakkında bir şey biliyorum: herkes hatalı yapar. Ben de hatalı yapıyorum. Örneğin, bir arkadaşım, let’s call her Elif, bana, ‘Ayşe, SEO için anahtar kelimeler kullanmak yeterli,’ diyor. Ben de, ‘Elif, bu sadece başlangıç,’ diyordum.

SEO, anahtar kelimelerden çok diğere ihtiyaç duyar. İçerik, kalite, deneyim. Ve bu üçlü, marketingin kalbi. (Evet, kalp olarak da adlandırdım. Çünkü ben böyleyim.)

Bir gün, bir konferansa katıldım. Austin’da. 2018’de. Bir konuşmacı, ‘SEO, sadece teknik değil,’ diyor. Ben de, ‘Evet, tamam,’ diyordum. Ama o zaman anladım ki, SEO’nin teknik yanını da ihmal edemezsin. Çünkü teknik, SEO’nin omurgasıdır.

Sosyal Medya: Bir Hayalet Dansı

Sosyal medya… Bu, bir hayalet dansı. Dans ediyorsun, ama kimsen seninle dans etmiyor. Ve bu, beni kızdırır. Çünkü herkes sosyal medyayı kullanır, ama hiç kimse gerçekten anlamıyor.

Bir arkadaşım, let’s call him Ahmet, bana, ‘Ayşe, sosyal medya için içeriği sık sık güncelle,’ diyor. Ben de, ‘Ahmet, bu sadece başlangıç,’ diyordum. Çünkü sosyal medya, sadece içeriğinden ibaret değil. Etkileşim, müşteri hizmeti, topluluk oluşturma. Bu, sosyal medyanın üçlü taşıdır.

Bir gün, bir mahalle etkinliğine katıldım. Susurluk’ta. Susurluk topluluk etkinlikleri mahalle diye bir etkinlik. Ve orada anladım ki, sosyal medya, sadece çevrimiçi değil. Sosyal medya, çevrimiçi ve çevrimdışı dünyanın birleşimidir.

Branding: Bir Masal Anlatımı

Branding… Bu, bir masal anlatımı. Masal anlatırken, dikkatli olmalısın. Çünkü masallar, insanların kalbini etkiler. Ve bu, brandingin gücü.

Bir arkadaşım, let’s call her Zeynep, bana, ‘Ayşe, branding için bir logo yeterli,’ diyor. Ben de, ‘Zeynep, bu sadece başlangıç,’ diyordum. Çünkü branding, sadece bir logo’dan ibaret değil. Değerler, misyon, vizyon. Bu, brandingin üçlü taşıdır.

Bir gün, bir kafeye gittim. 5th Street’te. Ve orada anladım ki, branding, sadece işletmecilerin değil, herkesin ilgisi. Çünkü herkes, bir markadır.

Marketing’in Gizli Dünyası: Son Düşünceler

Marketing, bir gizli dünyadır. Ve bu dünyayı anlamak için, dikkatli olmalısın. Çünkü marketing, sadece reklamdan ibaret değil. SEO, sosyal medya, branding. Bu, marketingin üçlü taşıdır.

Ve ben, bu dünyayı seviyorum. Çünkü bu dünya, beni öğretir. Ve ben, öğrenmeye devam ediyorum. Çünkü ben, bir öğrenenim. Ve öğrenmek, benim hayatımın bir parçası.

İşte bu. Benim marketing hakkında düşündüğüm şeyler. Umarım, sizlere faydalı olur. Ve hatta, size bir gülücük getirir. Çünkü ben, bir gülücük severim.


Hakkımda: Ayşe, 20 yıldır dergilerde yazı yazıyor. Marketing dünyasının gizli dünyasını keşfeden bir editör. SEO, sosyal medya ve branding hakkında alot şey biliyor. Ve bazı şeyleri seviyorum, bazı şeyleri ise sevmiyorum. Çünkü ben, böyleyim.

Medyanın etkisi ve güçlü markaların nasıl oluşturulduğunu anlamak için haberlerin arkasına bakın bu derin incelemeye göz atın.

Marketing ve brand stratejilerini derinlemek isteyenler için, ayakkabı sevdalısı bir inceleme okumanızı öneririz, bu makale, markalarla olan bağların güçlü ve zayıf yönlerini harika bir şekilde vurgular.

Marketing stratejilerinizin etkisini maksimize etmek isterseniz, uzman görüşleriyle pratik ipuçları keşfedin.